Demirer Film İçin Rap Söyledi, ya ‘Sabır’ Dedi!

Ata Demirer‘in 27 Ocak’ta vizyona girecek olan yeni filmi ‘Berlin Kaplanı’; senaryosuyla olduğu kadar müzikleriyle de çok konuşulacak.

 

Ata Demirer‘in 27 Ocak’ta vizyona girecek olan yeni filmi ‘Berlin Kaplanı’; senaryosuyla olduğu kadar müzikleriyle de çok konuşulacak. Yapımda ‘Ayhan Kaplan’ isimli bir boksörü canlandıran Demirer’le Killa Hakan; filmin jeneriğinde ‘Sabır’ isimli rap türünde bir şarkı seslendiriyor. Sözlerini Hakan’la birlikte yazan Demirer; parçanın kayıtlarını şarkının müziğini yapan Killa Hakan’ın evinde kahkahalar eşliğinde yaptı. Öte yandan Hakan’ın; Ceza ile yaptığı düetler internette tıklanma rekorları kırıyor.

‘SABIR’IN SÖZLERİ

Rüzgara karşı doğru dikilip duracaksın Beton duvarlara karşı yumruk vuracaksın Zaman vakit dolacak, saati kuracaksın Bu hayatta neler olur bilinmez dostum Kreuzberg tedirginse serilir postun Kalmadı artık bizi ayıran duvarı Ost’un Gardını yüksek tut, indirme dalarlar Yıldızları sayarsın, Aklını çalarlar Sis çöktü, göz gözü görmez, öfkeli kaptan Anabolik’e dikkat et, şişersin haptan Sabır sabır, Girer yoluna!

Tarkan Erkek Versiyonum

15 Ocak 2012 Yazan  
Kategori Flash Haberler, Haber, Kadın, Magazin, Müzik, Son Dakika Haber

Şovlarıyla 70′lerin idolü olan, korsan yüzünden müziğe küsen Seyyal Taner; 19 yıllık aradan sonra yeni albümle dönüyor.

70′lerde çılgın sahne şovları ve farklı müziğiyle Türk popuna yeni bir anlayış getiren, 1993′te çıkardığı ‘Geliyorum’ albümümün ardından müziğe küsen Seyyal Taner; sessizliğini yeni yakında çıkacak yeni rock albümüyle bozuyor. Korsan albümler yüzünden müzikten uzaklaşıp Bodrum‘a yerleşen, 2.5 yıl önce Mehmet Dirim’den boşanıp İstanbul‘a dönen sanatçı; 28 Ocak’ta Bostancı Gösteri Merkezi’nde de bir konser verecek. Taner’le müziğe ara verme sürecini ve projelerini konuşmak üzere Avangarde Otel’de buluştuk.

Geçmişe dönüp baktığınızda neler hissediyorsunuz?

Çok güzel şeyler hissediyorum. Pişmanlıklarım yoktur benim; yaşanan her şeyin tecrübe olduğuna inanıyorum. İyi ki yapmışım, iyi ki bunlar başıma gelmiş. Hepsi bir okul ve dersti benim için.

Müziğe İspanya‘da, Los Bravos grubunda solist olarak başladınız. Kariyerinize niye orada devam etmediniz?

Ben ülkesine aşık biriyim. Kimse pek bilmez belki ama benim muhafazakar taraflarım vardır; aileciyimdir, sadığımdır, sevdiklerime bağlıyımdır. En yeni arkadaşım bile 20 seneliktir benim. İspanya‘ya gittiğim zaman öğrenciydim zaten. Ayrıca İspanya dışında Hindistan ve Amerika’ya da gittim. Yaptığım seyahatler mesleğimde ve kişiliğimde çok etkili oldu.

O dönem bir genç kızın müzik yapma isteği çok hoş karşılanmasa gerek! Aileniz bunu nasıl karşılamıştı?

O dönem o kadar çok mücadele ettim ki! Onlar benim hukukçu olmamı istediler ama onları ikna etmeyi başardım. Babaannem bana çok destek oldu. O zamanlar bir kız çocuğunun şarkı söylemesi çok zordu. Ailem modern olmasına rağmen yine de sorunlar yaşadım.

“SAHNEYE PANTER DÜŞTÜ”

İspanya‘dan döndükten sonra bir de sürpriz bir evlilik kararı almışsınız…

Evet, şarkı söylediğim grupta gitar çalan bir müzisyene (Peter Harold) aşık oldum. 18 yaşında bile değildim. Ailem istemedi ama evleneceğim insan dünya çapında biriydi ve onları yine ikna ettim. Önce ismini, sonra dinini değiştirdik. Bana olan sevgisinden, ne istediysem yaptı ama malesef yürümedi. Bu evlilikten bir kızım oldu, ayrıldık. Sonra birkaç sinema filminde rol aldım. Sinemaya da böyle adım atmış oldum.

Sahneye ilk çıktığınızda nasıl tepkiler almıştınız?

Sahneye çıktığımın ertesi günü tüm medya “Sahneye bir panter düştü” dedi. Benden önce de önemli isimler vardı sahnede ama kimsenin benimle bir kıskançlığı olmadı. Çünkü benim müzik tarzım o dünyanın dışındaydı. Assolistler de beni istiyordu. Bülent Ersoy, Emel Sayın, Gönül Yazar‘la birlikte çalıştım.

Sizi diğerlerinden farklı kılan sadece müziğiniz miydi?

Hayır, değildi. Herkes mevcut bir orkestra ile sahneye çıkarken, ben kendi orkestramı kurdum. Kıyafetlerim, danslarım sadece bana özeldi. Yani ben o dönem kimsenin yapamadığını yapıyordum. Sürekli yeniliklerin peşindeydim.

Neden insanların aklına Sezen Aksu, Nilüfer, Ajda Pekkan gelir de, Seyyal Taner gelmez?

Çünkü ben rock şarkısıyım, onlar pop sanatçısı. Gazino kültüründe bile ben sahnede rock müzik yapan bir kadındım. Ben aslında zoru becerdim. Fahrettin Aslan bile “Eyvah bu müzikle insanlar kaçacak şimdi” derdi ama sahneye çıktığımda herkes beni ayakta alkışlardı.

Ajda Pekkan; 7′den 70′e herkesin sevdiği bir isim. Kendisi hala güzel bir kadın. Siz onu nasıl buluyorsunuz?

Ajda’nın açıkçası kendisine “Ben seksi bir kadınım” diyeceğini sanmıyorum. Bu medyanın bir yakıştırması. Ajda yaşını bir yerde dondurdu. Estetiklerle mücadele ediyor, sporunu yapıyor, kendisine yatırım yapıyor. Çoluk çocuk da yok, kendisiyle uğraşıyor. Ben estetik olmadım ama önyargılı değilim bu konuda; gerekirse yaptırırım. Şu anda halimden çok memnunum, estetik yaptırmamı gerektirecek bir şey görmüyorum.

Sezen Aksu ve Ajda Pekkan ile görüşüyor musunuz?

Biz aynı dönemin meslektaşlarıyız, birbirimizi sever, sayarız. Herkes birbirininin sınırını bilir, kulvarına saygı duyar.

YİNE ÖZEL BİR SAHNE ŞOVU

90′larda sizi müziğe küstüren ne oldu?

‘Alladı Pulladı’ albümümü yaptığım dönem korsanın patlaması beni delirtti. Bu durum bizim belimizi büktü. Korsanla baş edemedim. Ben de isyan ettim ve Bodrum‘a yerleştim. 20 yıl orada yaşadım. Çünkü bunca meslek birliklerine rağmen haklarımızı bir türlü alamıyoruz. Şimdi kendi paramla bir albüm yapıyorum ama ne olacak bunun sonu hiç bilmiyorum. Sadece sevenlerimle yeniden müzik yapacak olmak beni mutlu ediyor., o kadar.

28 Ocak’taki gösterinizden biraz bahseder misiniz?

Özel bir sahne şovum olacak, kostümlerim olay yaratacak. Yeni çıkacak albümümdeki şarkıları söyleyeceğim. Ayrıca Neşet Ertaş’ın bir türküsünü de rock versiyonuyla okuyacağım.

DEFALARCA İHANETE UĞRADIM ARTIK AŞKA TÖVBELİYİM!

İş hayatınızda yakaladığınız mutluluğu özel hayatınızda yakaladınız mı?

Maalesef yakalayamadım. Özel hayatımda çok seven bir kadın olduğum için hep acı çektim. Artık aşka olan inancımı kaybetim. 22 yıl birlikte olup 2.5 yıl önce boşandığım insanın şu anda nerede, ne yaptığını bile bilmiyorum. Boşanmadan önceki kısa ayrılıklarımızda çok ağlardım ama artık öyle bir noktaya geldim ki; boşanırken bile ağlamadım.

AFFEDİNCE ARKASI GELİR

Hiç aldatıldınız mı?

Aldatılmaz olur muyum? Kaç kere hem de! Aldatılmayan kadın var mı, sanmıyorum. Ne kadar güzel, yetenekli olurlarsa olsunlar; yine aldatılırlar. Ben hep aldatıldığımı hissettim ama anlamamazlıktan geldim. Sevginiz bunu bir süre içinize atmanıza neden oluyor. Ama bir süre sonra artık içinize atamıyor ve patlıyorsunuz. Kadın ilişkiyi sürdürmek için çabalıyor ama olmayınca da olmuyor.

Evliyken eşinizi iki kere affetmişsiniz. Pişman oldunuz mu?

Pişmanlık değil de; bir kere affedince arkası geliyor. Kadın sürekli zedeleniyor. Ama şunu da görüyorum; erkekler bazen bilinçli de aldatmıyorlar. Bir anlık boşluklarında bunu yapıyorlar.

Nasıl atlattınız o dönemi?

Terk etmek zordu ama bunu başardım. Hayvanlarla, doğayla iç içe zaman geçirerek atlatmaya çalıştım. Alışkanlık hissi beni çıldırtıyordu. Sudan çıkmış balık gibiydim. Kolay olmadı ama oldu.

2.5 yıldır hayatınızda kimse yok, öyle değil mi?

Bir daha asla aşık olmam. Aşka tövbeliyim. Kendimi müziğe verdim. Benim için artık önemli olan tek şey; müziğim, albümüm.

ŞİMDİKİ POPÇULAR TÜRKÇE KONUŞAMIYOR

Yeni jenerasyondan kimleri beğeniyorsunuz?

Tabii ki içlerinde beğendiklerim var. Ancak onlarla aramda bir fark var; ben altı yıl klasik bale yaptım. Türkiye’de Gaye Sökmen ile ilk bale okulunu ben açtım. Bale temeli olan, modern dansları yapabilen, yoga tekniğiyle diyafram kullanabilen, birkaç dil bilen ve şan eğitimi alan bir tek ben varım. Şimdiki arkadaşlarımın çoğu konservatuvarlı olmasına rağmen; bu söylediklerimi bir arada bulunduranı yok! Ayrıca ben güzel Türkçe konuşan biriyim. Şimdiki popçular Türkçe konuşamıyor. Başarılı olmaları için her şeyi iyi yapmaları gerekiyor. İyi dans edecek, estetik olacak, iyi diyaframı ve ışığı olacak.

OKAN DA BENİM GİBİ

Kendi sahne enerjinizi kimde görüyorsunuz?

Benim erkek versiyonum Tarkan ve müzik sektöründe olmasada da Okan Bayülgen. İkisinin de enerjimden etkilendiğini düşünüyorum. Tarkan doğum gününde bana “Gözlerinize baka baka Tarkan oldum. Sizi seyrede seyrede Tarkan oldum” deme zarafetini gösterdi. Onu etkilediğim için gururluyum. Kadınlardan da sahnede beğendim Hadise var.

ÇUVAL DA GİYSEM CAZİBELİ BİR KADINIM

Muhafazakar bir kadın olduğunuzu söylüyorsunuz, ancak o dönemin en seksi kadınlardan da biriydiniz…

Çünkü Türkiye’nin en iddialı tipi bendim. En marjinal kadınıydım. Üzerimde çok ilgi vardı. Tanrı’nın verdiği güzelliği de inkar edemem. Ben güzel kadınım; estetik bir yürüyüşüm vardır, cazibem vardır. Çuval da giysem, en kapalı halimle bile cazibeliyimdir. Seksi bir kadın olabilirim ancak aynı zamanda da aile sanatçısıydım. Hayatım boyunca en fanatik hayranlarım hep kadınlar oldu.

SEVGİLİMİ YÜCELTİRİM

Bu kadar özgüven erkekleri ürkütmez mi?

Tabii ki erkek için zor. İlişkilerimde birlikte olduğum insanı ezmemek için çok formüller üretmiş birisiyim. Kendimi indirgeyip sevgilimi yüceltirim ben. Onu ortam içinde onore etmeyi bilen birisiyim.

Lumpia (Çin Böreği)

05 Ocak 2012 Yazan  
Kategori Kadın, Yemek Tarifleri

Lumpia (Çin Böreği)

Bu cin böreği Hollanda’da, sokaklarda, büfelerde, satılan ve ayak üstü atıştırmalık genelde herkesin sevdiği bir börektir. Fakat içine bazen değişik hayvan eti kullandıkları için ben hazır alıp hiç yemedim tarifini bulduktan sonra kendim yaptım.
O gündür bu gündür ailem tarafından Lumpia (Çin Böreği)
benim spesyalitem olarak bilinir =)
Bu borek acı biber sosuna batirilarak yenir.
Sizlerin de seveceğinizi umut ediyorum.

Malzemeler:

lumpia hamuru,yoksa yufka
2 tam parca tavuk gogsu
Kendi arzunuza göre hazırlarsınız.
Eğer seviyorsanız
kuşbaşı dana eti ile kültür mantarı sebze olarak bezelyeyi diyer sebzelerin içine ilave ederseniz de çok lezzetli olur.
1 kilo soya filizi
5 orta boy havuc
5 pirasa
2 orta kuru sogan

Yapılış Tarifesi:

Tavugu kendi suyunda pisirin,pistikten sonra ince ince tiftin.Havucu
rendeleyin,suyunu alin.Pirasayi cok ince kiyin,4-5 kere sicak suda
bekletin.maksat pirasanin diriligi almak ve bir miktar pismesini saglamak.
Soya filizini ayiklayabilirsiniz,ama ayiklamasanizda cok farketmiyor.Tavaya
cok az siviyag koyun ve soganlari pembelestirin,soya filizinide ekleyip bir
sure diriligini alin.
Bu islemler bittikten sonra tum malzemeyi birbirine ekleyin.Lumpia
hamurunun kenarina malzemeden koyun ve sigara boregi sarar gibi
sarin.Kapatirken hamurun kenarina yumurtanin beyazini surun ve kapatin.
Bol sivi yagda kizartip lumpialarinizi servise hazir hale getirin.

Afiyet olsun
Asya

İçli Köfte

05 Ocak 2012 Yazan  
Kategori Kadın, Yemek Tarifleri

 

Kızartmalık İçli Köfte

Ben kendim bir Karadeniz/Samsunlu olarak sanırım yurtdişinda bir çok yöreden eş dost olunca mutfakları ile tanışma şansım daha fazla.

Tabiki bu lezzetli tarifeyi ögrenmenin bir çok çeşitli yolları var, örneğin; internetten =)
Bu vesileyle bende bu İçli köfteyi çok değerli adanalı bir ablamdan ögrendiğim İçli köfte tarifini sizlerle zevkle paylaşmak istiyorum.

İçli köfte fazlasıyla zaman, emek ve el becerisi isteyen bir tarifedir.
Bütün malzemesini tuttura bilmek, hamuru öyle yoğurulması gerekir ki, kolay açılması için kıvamına getirilmesi gerekiyor, Açması bir başka sanat.

Dış Hamuru İçin:

500 gr ince köftelik bulgur
2 yumurta
1 su bardağı un
1 kaşık biber salçası
tuz, karabiber, pulbiber
yoğurma esnasında da ılık su

İç Harcı:

500 gr yağlı kıyma
150 gr margarin
2 büyük kuru soğan
1 tutam maydonoz
1 kaşık biber ve 1 kaşık domates salçası
karabiber, pulbiber, kimyon ve tuz
Arzunuza göre kalın kıyılmış 1 su bardağı ceviz.

Yapılış:

İlk olarak dış hamuru için bulguru derin ve geniş bir leğene aktarıp ne çok kaynar ne de çok ılık olmaksızın bulgurun üzerine su gezdirin ve üzerini şişmesi için bir kapak ile kapatın.

iç harcını hazırlıyoruz.
Kıyma margarinle kıymanın suyunu çekene kadar iyice kavrulur.
Küçük doğranmış soğanları kıymaya eklenir beraberinde onlarda kavrulur.
1 tutam maydonozu da içine ilave edip karıştırarak kavurun.
Son olarak, salçası ve baharatı eklenir tekrar iyice kavrulur.
Ben kendim tüm bunları yaptıktan sonra 1 su bardağı kalın kıyılmış ceviz ilave eder son olarak iç malzemelerle karıştırarak son kez kavururum.
Ocaktan aldıktan sonra başka geniş bir kaba aktarıp soğuması sağlanır.
Tavsiyem olarak iç harcını bir gün öncesinden hazırlanılırsa daha iyi olur çünki harcın yağı donmuş oluyor.

Şimdi hamurunu hazırlıyoruz.
İlk başta şişmesi için ısladığımız bulgurun üzerine yumurtasını, ununu, salçasını ve baharatı eklenir.
Güçlükle ve sabırla yoğurulan hamur, elimizi ılık suda ıslatıp biraz da hamurun üzerine su serperek hamur yoğurulursa, kıvama gelmesini sağlarız.

Hamurun kıvamı sakız gibi yapışık olması gerekir.
Elimizle limon büyüklüğünde hamur alıp, diğer elimizin işaret parmağıyla aldığımız hamuru içini oyup elimizde açılana kadar dönderiyoruz.
Hamuru açarken soğuk suya batırarak açmalıyız ki hamur elimize yapışmasın.
Açtığımız hamurun içine önceden hazırladığımız iç harcından avucunuzla sıkarak dolduruyoruz.
Doldurduktan sonra hamurun üzerini de yine elimizi soğuk suya batırarak yumurta şekline getirerek kapatıyoruz.
Açılan hamurlar tepsiye dizilerek bir yandan nemli bir bezle hamurun kuruyup çatlamaması için üzerini kapatıyoruz.
Son hamuru açtıktan sonra önceden hafıf kızdırılmış bol sıvı yağda köftelerimizi kızartıyoruz.

Kızartmalık İçli Köfte

Ben kendim bir Karadeniz/Samsunlu olarak sanırım yurtdişinda bir çok yöreden eş dost olunca mutfakları ile tanışma şansım daha fazla.

Tabiki bu lezzetli tarifeyi ögrenmenin bir çok çeşitli yolları var, örneğin; internetten =)
Bu vesileyle bende bu İçli köfteyi çok değerli adanalı bir ablamdan ögrendiğim İçli köfte tarifini sizlerle zevkle paylaşmak istiyorum.

İçli köfte fazlasıyla zaman, emek ve el becerisi isteyen bir tarifedir.
Bütün malzemesini tuttura bilmek, hamuru öyle yoğurulması gerekir ki, kolay açılması için kıvamına getirilmesi gerekiyor, Açması bir başka sanat.

Dış Hamuru İçin:

500 gr ince köftelik bulgur
2 yumurta
1 su bardağı un
1 kaşık biber salçası
tuz, karabiber, pulbiber
yoğurma esnasında da ılık su

İç Harcı:

500 gr yağlı kıyma
150 gr margarin
2 büyük kuru soğan
1 tutam maydonoz
1 kaşık biber ve 1 kaşık domates salçası
karabiber, pulbiber, kimyon ve tuz
Arzunuza göre kalın kıyılmış 1 su bardağı ceviz.

Yapılış:

İlk olarak dış hamuru için bulguru derin ve geniş bir leğene aktarıp ne çok kaynar ne de çok ılık olmaksızın bulgurun üzerine su gezdirin ve üzerini şişmesi için bir kapak ile kapatın.

iç harcını hazırlıyoruz.
Kıyma margarinle kıymanın suyunu çekene kadar iyice kavrulur.
Küçük doğranmış soğanları kıymaya eklenir beraberinde onlarda kavrulur.
1 tutam maydonozu da içine ilave edip karıştırarak kavurun.
Son olarak, salçası ve baharatı eklenir tekrar iyice kavrulur.
Ben kendim tüm bunları yaptıktan sonra 1 su bardağı kalın kıyılmış ceviz ilave eder son olarak iç malzemelerle karıştırarak son kez kavururum.
Ocaktan aldıktan sonra başka geniş bir kaba aktarıp soğuması sağlanır.
Tavsiyem olarak iç harcını bir gün öncesinden hazırlanılırsa daha iyi olur çünki harcın yağı donmuş oluyor.

Şimdi hamurunu hazırlıyoruz.
İlk başta şişmesi için ısladığımız bulgurun üzerine yumurtasını, ununu, salçasını ve baharatı eklenir.
Güçlükle ve sabırla yoğurulan hamur, elimizi ılık suda ıslatıp biraz da hamurun üzerine su serperek hamur yoğurulursa, kıvama gelmesini sağlarız.

Hamurun kıvamı sakız gibi yapışık olması gerekir.
Elimizle limon büyüklüğünde hamur alıp, diğer elimizin işaret parmağıyla aldığımız hamuru içini oyup elimizde açılana kadar dönderiyoruz.
Hamuru açarken soğuk suya batırarak açmalıyız ki hamur elimize yapışmasın.
Açtığımız hamurun içine önceden hazırladığımız iç harcından avucunuzla sıkarak dolduruyoruz.
Doldurduktan sonra hamurun üzerini de yine elimizi soğuk suya batırarak yumurta şekline getirerek kapatıyoruz.
Açılan hamurlar tepsiye dizilerek bir yandan nemli bir bezle hamurun kuruyup çatlamaması için üzerini kapatıyoruz.
Son hamuru açtıktan sonra önceden hafıf kızdırılmış bol sıvı yağda köftelerimizi kızartıyoruz.

Bu video’da yapılışın tamamı olmasa da en önemli nokta hamur nasıl şekillendirdiğini sizlere gösterir.

İşin kötüsü saatlerce emek verip uğraştığın bu köftenin belki yarım saat belki daha az sürede afiyetle yenmesi =)))

Afiyet olsun,
Asya

Börek nasıl pişirilir?

05 Ocak 2012 Yazan  
Kategori Kadın, Yemek Tarifleri

Börek nasıl pişirilir?

Börek pişirmenin püf noktaları
fırında börek pişirme
börek pişirme derecesi
börek pişirme süresi

Börek pişirmenin ideal bir fırın ısısı ve pişme süresi olmadığı için her hamur çeşidi (yaprak hamuru, mayalı hamur, yağlı hamur vb) için farklı bir pişirme süresi ve ısısı uygulanır. Aynı zamanda böreğin kalınlık derecesi de böreğin pişmesinde çok etkilidir. Yufka böreği yaparken, yufkalar, yeterli derecede sütle ıslatılmalıdır. Börek iç malzemesi, tepsiye, en az iki yufka döşendikten sonra konulmalıdır. Çünkü iç malzeme tepsinin dibine yakın olursa böreğin altını nemlendirerek iyi kızarmasını önler ve görünümünü bozar. Aynı zamanda, böreğin altına, yağ hariç, sıvı (su, süt, çırpılmış yumurta, sos vb) kaçırılmamasına özen gösterilmelidir. Aksi halde börek tepsiye yapışır, iyi kızarmaz ve sonuç kötü olur. Pişirme sırasında böreğin kabarması Turbo fırınlarda sıcak havanın dolaşımını engeller, küçük hacimli statik fırınlarda kabaran yufkanın üst kısımdaki ısıtıcıya yapışmasına neden olabilir. Bu nedenle kabarmayı önlemek için börek, hazırlandıktan sonra bir bıçak yardımıyla birkaç yerden delinmelidir.

İkizlerinden Biri Siyah, Biri Beyaz..

03 Ocak 2012 Yazan  
Kategori Kadın

Araba Sürerken Gözleriniz Işıktan EtkilenmesinAlmanya’nın doğusundaki Leipzig kentinde yaşayan bir kadın, biri siyah biri beyaz ten rengine sahip ikiz bebekler dünyaya getirdi. Doktorlar bu durumun milyonda bir görüldüğünü açıkladılar.

40 yaşındaki Grit Funke adlı dişçi asistanı Alman bayan ile Nijeryalı erkek arkadaşının ikiz çocukları dünyaya geldi. Ancak doğumu gerçekleştiren ebeyi bile şoke eden gelişme bir anda Almanya’da günün konusu oldu. Bild Gazetesi’nin haberine göre, çiftin bebeklerinden biri siyah diğeri ise beyaz renkte dünyaya geldi. Doktorlar bunun milyonda bir görülen bir ihtimal olduğunu ancak nadiren de olsa bununla karşılaşıldığını ifade ettiler.

Konuyla ilgili olarak bir açıklama yapan anne Grit Funke, “İlk önce beyaz olan kızım dünyaya geldi. Daha sonra ise siyah olan diğer ikizi gelince doğumu gerçekleştiren hemşire buna inanamadı. Hatta uzun süre kendine gelemedi” dedi. İkizlerinden beyaz olanına Leonie, siyah olanına ise Louisa ismini verdiklerini ifade eden anne, bebeklerin her ne kadar benzer tepkiler verseler de şimdiden farklı karakterler sergilediklerini söyledi. Funke, sokakta yürürken insanların bu durumu yadırgadıklarını ve buna inanamadıklarını da belirtiyor.

Aslında meydana gelen durum Almanya’da ilk değil. Zira, 2005 yılında yine Leipzig’de, 2008 yılında ise Berlin’de benzer doğumlar yaşanmıştı. – İstanbul

Cinsel enerji yaşam enerjisidir

06 Haziran 2011 Yazan  
Kategori Kadın

Seks yogasında, kadın ve erkeğin cinsel ilişkisi, insan yaşamının tamamlayıcı bir prçası ve daha gelişmiş bir insan ırkına doğru evrimsel gelişmenin bir parçası olarak algılanıyor. Sevgi, şefkat, saygı, onur ve kutsallık, insanın daha göze görünür olan diğer nitelikleri kadar onun bir parçası olarak görülüyor. Dişi, erkekten daha aşağı değil, bir diğerine zıt değil; fakat her ikisi de yaşamın daha yüksek, daha tam ve daha derin zevklerini yansıtan bir birliği arıyor ve buna ulaşıyorlar.

Tantra yoga, insan cinselliği ile ilgilenen tek yoga türü. Karmaşanın yerine zevk, çaresizliğin yerine umut sunuyor. Hem de izlediği yöntemler ve öğrettiği adımlarla sadece yatakta değil, hayatın her alanında…

Tantrik Hindu metinlerinde cinsel birleşmenin sekiz yönü olduğu anlatılıyor:
Smarnanam: düşüncenin sekse odaklanmasına izin vermek
Kirtanam: bir başkasıyla seks konuşmak
Keli: karşı cinse eşlik etmek
Prekshenam: flört etmek
Guhyabhashanam: karşı cinsle samimi konuşma
Sarrtkalpa: cinsel ilişki arzusu
Adhyavasayam: kendini ona vermek için kesin karar vermek
Kriyanishpatti: fiziksel birleşme.

İşte seks yogası, tüm bu aşamaların farkına varmayı, orada gizlenen gücü açığa çıkarmayı ve bedeninizi kullanmayı öğretiyor. Omurganın seks yogasında büyük önemi var. Çünkü omurga, varlığın merkezi ekseni. Her biri farklı sinir sistemlerine bağlı olan omurlar da, omurilikten kuyruksokumuna kadar uzanan merkezi omurilik kanalı da seks yogası için yaşamsal. Çünkü tantra uygulamaları, bu geçit boyunca ‘kundalini’ denilen, uyuyan gizemli gücü, omurganın tabanından başa doğru yükseltiyor.

Kundalini, yükselirken beyne doğru giden yoldaki, adlarına çakra denilen, yedi güç merkezini harekete geçiriyor. Çakralar, Uzakdoğu bilimlerine göre insanların yaşam enerjilerini aldığı ve beden içinde döndürerek dağıttığı yerler.
Eğer seks yogası yapmak istiyorsanız, nefes alma tekniklerini öğrenmelisiniz. Nefes akışına hakim olmak, tüm tantra uygulamalarında işlevsel bir devamlılık sağlıyor.

Hindistan ve Tibet’te neredeyse guru sayısı kadar farklı nefes alma tekniği var. ama tüm seks yogası yöntemlerinin üç soluma aşamasıyla ilişkisi bulunuyor: Nefes alma, tutma ve nefesi verme. Temel nokta, bu soluma döngüsünün üç anı arasında doğru oran kurarak ahenk sağlamak. Çünkü nefes almak, insanın biyoritminin formunu da belirliyor. Solunum oranını yavaşlatıp hızlandırırsanız hem fiziksel hem de zihinsel değişiklikler ortaya çıkıyor.

Bu yöntemleri iyi bilmenin ötesinde, tutkuları, tembelliği, asılsız bilgiyi ve öfkeyi de aşmış olmanız gerekiyor. Benzer şekilde zeki, duyularını kontrol edebilen, tüm varlıkları incitmekten kaçınan, her zaman ve herkese karşı iyi olan, saf ve inançlı olanlar tantra eğitimine kabul ediliyorlar. Obur, aşırı derecede sekse düşkün, arsız, açgözlü, cahil, ikiyüzlü, zevk düşkünü ve ayyaşlar özel olarak reddediyorlar.

Cinsel birleşme yani seks ayini ancak uygun bir hazırlanma döneminden ve yeterliliği ispatlanmasından sonra gerçekleşiyor. Bu süreç genellikle bir yıl alıyor. Seks yogasının cinsel birleşme aşamasına ancak bundan sonra geliniyor. Bu noktada, eğer bu aşamayı birlikte katettiğiniz bir eşiniz yoksa kendinize sizin gibi tantrayı öğrenmiş bir partner seçmeni gerekiyor.

Değişik sevişme pozisyonları, boşalmamak olmamak için kendini tutma yöntemleri ve saatler süren bir teslimiyet, yani asıl eğlence ve gelişim ise bundan sonra başlıyor. Çünkü bu noktadan sonraki birkaç yıl süren deneyim süresince kuyruk sokumundaki kundalininin yılankavi gücü, doğal bir şekilde yukarıya doğru hareket etmeye başlıyor. Bu durum astral bedendeki tüm çakralarınızı harekete geçirse de en güçlü etki cinsel organlarda yoğunlaşıyor ve bir dereceden sonra tamamen sizi sarmalayan güç ve eylem alanınız olan arzularınıza boşalıyor

Blake Lively'den ilham alan Chanel koleksiyonu

06 Haziran 2011 Yazan  
Kategori Kadın

Mükemmel uyum. Hangi kız, bir Chanel çantaya sahip olmak istemez ki?

Karl Lagerfeld kesinlikle bir dahi! 2011 İlkbahar Yaz sezonu için tasarladığı koleksiyon, bu ikonik markanın narin güzelliği ve ilham aldığı sarışın yıldızın seksilik ve modern duruşuyla zamansız bir şıklığa dönüşüyor.